Bundan kaç sene önceydi hatırlamıyorum. Bir dizi vardı ama bilmiyordum. Ben dizi bittikten sonra ara ara izlemeye başlamıştım. Sürekli takip edemiyordum ama takip etmek istiyordum. Bu yüzden tüm bölümlerini izleyememiştim. Daha sonra üniversite okurken tüm bölümlerini indirebilmiştim internet üzerinden. Her gün bir veya iki bölüm izliyorduk. Kaldığım öğrenci yurdunda bir kaç arkadaş toplanıp izlediğimiz bir dizi haline gelmişti. Herkes bilmiyordu ama izleyen herkes sevmeye başlamıştı ve beraber izler olmuştuk artık. Sınavlardan önce, sonra hiç farketmiyordu. Boşluk bulduğumuz her zaman diliminde izliyorduk. Buna rahmen tüm bölümlerini bitirememiştik yinede. Üniversitenin son zamanlarına denk gelmişti çünkü. Finallerimiz falan vardı ama 7 numarayı izlemeden edemiyorduk. Özelliklede ben ve bir arkadaşım.
Eve döndüğümüzde ben kaldığım yerden devam etmeye başlamıştım diziye. Diğer arkadaşımda kendi evinde devam ediyordu tabi. Bazı bölümlerini çok öncedende izlemiştim ama sırayla kesintisiz ve reklamsız bir şekilde izlemenin tadı bir başka oluyordu. İzlemediğim bölümlerde vardı tabiki. Bilerek bütün bölümleri birden izlemiyordum ki ertesi güne kalsın ama ertesi günü sabırsızlıkla bekliyordum. Ne kadar çok gülüyorsun diyen komşularımız oluyordu zaman zaman:). Herşey böyle giderken 92. bölümü izledim ve herşey bitti. Gerçekten çok güzel bir final yapmışlardı. Final bölümünü daha önce hiç izlememiştim. Ağlayayım mı güleyim mi karar veremiyordum ama gerçekten çok üzülmüştüm. Bu üzüntümü paylaştığım arkadaşlarım bile oldu.
O kadar etkilemiştiki her yerde "7" görüyordum. Restorana veya kafeye gidince otuyordum masaya bide bakıyordum ki masada "7" yazıyor. Bu kadar olur diyip hüzünleniyordum. Hatta bir masada bu numaranın resmini bile çekmiştim. Bu masayı bilerek seçmemiştim tabiki. Oturduktan bir kaç dakika sonra farketmiştim numarayı:). Çok sevinmiştim ama bir o kadarda hüzün yaratmıştı.
Bitmesine gerçekten çok üzülmüştüm bu dizinin. Tadı hala damağımda yani. Eğer tekrar çekimlere başlarlarsa onlardan çok ben yaparım reklamlarını. Süper bir senaryosu ve ekibi vardı. Tüm kişilerin karakterleri özenle seçilmişti resmen. Hepsi bir birinden farklı ama hepsini aynı derecede seviyorsunuz. Eğer bir insan hayal edecek olursanız hepsinin özelliklerini barındırmasını istersiniz. Rüya`nın romantikliği, Cansu`nun şakacılığı, Armağan`ın koruyuculuğu ve anlayışı ve güzelliği, Ayten`in kaprisleri, Recep`in tutumluluğu, Haydar`ın zekası ve saflığı, Vahit`in sert yumuşaklılığı (ve terliği:)), Zeliha`nın senaryoları (ve kümesi:)), diğer oyuncuların girişimciliği, artistliği, kurnazlığı ve diğer bir çok şey. Herbiri bambaşka ama mükemmel derecede uyumlu. Her zaman atışsalarda bu uyumu görmemek mümkün değil. Zaten hepsi aynı olsaydı bu uyum olmazdı. Bu sevgi ekrana taşınamazdı. Zaman zaman geliyor aklıma, artık o kadar üzülmüyorum ama o kareleri hatırlayıp gülmemek ve üzülmemek çok zor.
Öyle bir diziki hem komik, hem eğlenceli, hem sevgi dolu, hem anlamlı, hem sürprizlerle dolu, hem sürükleyici, hem fakir hemde bir o kadar zengin. İçimizden bir kaç kişi gibi diyeceğim ama içimizde öyle kişiler var mı bilmiyorum. Eğer varsa lütfen benide aralarına alsınlar:). O evde yaşamayı gerçekten isterim. Diziyi anlatmaya çalışıyorum ama bunu yapamıyorum bile. Anlamak için izlemek şart. Emin olabilirsiniz ki önyargılı değilseniz asla pişman olmayacaksınız. Şu kadarını söyleyebilirim ki eğer bu diziyi sevmiyorsanız ya TV izlemeyi sevmiyorsunuz yada ön yargılısınız. Kesin konuşan biri değilim ama durum bence budur yani.
Sürekli dizi izleyen veya her diziyi izleyen birisi değilim. 5-10 taneyi geçmez ömrüm boyunca izlediğim dizilerin sayısı. Her bölümünü izlediğim tek dizidir 7 numara. Daha ne diyebilirim ki, benim için listenin her zaman ilk sırasında olacak. Bu dizide emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Böyle bir dizi daha yapmak çok zor.
Günlüğümde paylaştığım hiç bir şey için doğruluk garantisi veremem. Bazen içimden geleni, bazen olması gerekeni, bazen yaşadığımı, bazen düşündüğümü, bazende istediğimi yazıyorum. Amacım kesinlikle birilerini yanıltmak, kırmak, sevindirmek değildir. En genel amacım piskolojik olarak rahatlamaktır. Bunun dışındaki ender amaçlarımdan birkaçıda paylaşmak, bir şeyleri ıspatlamak ve kendimi tanıtmaya çalışmaktır. Yazdığım hiç bir şeye inanmak ve hiç bir şeyi uygulamak zorunda değilsiniz. Hatta okumanız bile zorunlu değildir. Tüm bunların yanında yazdığım herşeyi paylaşma özgürlüğünüz bulunmaktadır. İstediğiniz gibi, istediğiniz yerde, istediğiniz zaman, istediğiniz kişilerle paylaşabilirsiniz.Bunun için bir şart belirlemem gerekirse tek şartım "Hiç bir şey için doğruluk garantisi vermiyorum" notu ile birlikte paylaşmanız olacaktır.
Yazan, çizen, düşünen, belirten, ifade eden, açıklamaya çalışan... kısacası gördüğünüz, okuduğunuz, hissettiğiniz, düşündüğünüz herşeyin sebeblerinden birisi benim. Bu yüzden herşeyi unutmanızı tavsiye ederim. Eğer unutmazsanız bu sizin probleminiz olacaktır artık.
Yazdığım herşeyi özgür iradem ile yazdığımı belirtmek istiyorum. Ben Murat Demir.
Son yorumlar
6 hafta 4 gün önce
12 hafta 5 gün önce
17 hafta 2 saat önce
17 hafta 1 gün önce
22 hafta 2 gün önce
22 hafta 3 gün önce
38 hafta 5 gün önce
43 hafta 1 gün önce
45 hafta 5 gün önce
1 yıl 7 hafta önce